11 Ocak 2008 Cuma

TÜRBAN SERBEST OLSA( SAVUNUCULARINA İTHAF OLUNUR)

TÜRBAN SERBEST OLSA...( Sedat Ulusoy'a ve desetkçilerine ithaf olunur!)

Nusret KEBAPÇI


Zaman zaman düşünüyorum. Hani yıllardır tüm topluma nerdeyse dayatılan türban konusu var ya.

Hani, diyelim ki serbest olsa.

Sadece üniversitelerde değil, kamuya ait tüm işyerlerinde,

Yani hastanede,

Postanede,

Okulda,

Karakolda,

Adliyede

Kısacası her yerde

İnsanlar sadece türban değil, her türlü dini, mezhebi, tarikatı, cemaati ifade eden giysilerini özgürce giyebilse diyorum.

Hatta herkes, aczmendiyse, kendi kıyafetini

Nurcuysa kendininkini

Nakşî'yse o da kendininkini

Kısacası tüm kamu işyerlerinde her türlü dinsel,

Mezhepsel cemaatsel giysiler özgürce giyilebilse.

Kaldı ki o hale gelince ilgili kurumlar ortada kalır mı? Bu işin bir başka yönü, ama sizce nasıl bir toplum oluruz dersiniz.

Ya da biraz örneklemek gerekirse.

Siz Nurcu'sunuz,

Hakim Aczmendi.

Hasta Nakşî,

Doktor Alevi

Öğrenci bir cemaatten

Öğretmen başka

Polis başka, vatandaş başka cemaatten olduğunda ve tüm bu farklılıklar giyimleriyle de ortada olursa.

Sizce, böyle bir toplumda demokrasi olur mu?

Peki, bu hale gelmiş bir toplumda

Bu gün türbansız okumayız diyen kızlarımız

Sizce okuma haklarına kavusabilirler mi?

Hadi kavuştular diyelim.

Ya çalışmaları?

Herkesin dini farklı yorumladığı, herkesin kendini diğerinden daha üstün gördüğü, bu cemaatlerin olduğu bir toplumu, ne gibi bir son bekliyor dersiniz?

Peki, bu topluluklar

Bir millet özelliği taşır mı?

Ortak bir dil kullanırlar mı?

Ya da

Ortak bir kültür...

Tarih...

Ortak sembol

Tasada, kıvançta birlik dediğimiz koşullar oluşur mu?

İşte Büyük Atatürk'ün bu, dinsel, mezhepsel, cemaatsel kıyafetleri, yani toplumda bölünmelere yol açacak farklılıkları ortadan kaldırmak ve millet bilinci, yani Türklük bilinci uyandırabilmek için yaptığı kılık kıyafet devriminin önemini

Şimdi anladınız mı?

www.haberinyeri.net

Hiç yorum yok: