14 Ocak 2008 Pazartesi

Sevr ve Tsk

27 Nisan 2007, Genelkurmay Uyarı bildirisi yayınladı. Nedeni ise geçen sene Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamalarında yobaz kesimin Mustafa Kemal düşmanlığını alenen gerçekleştirmesi olsa da, hepimiz biliyorduk ki esas hedef, geçmiş yıllarda Cumhuriyet'e kinini belli eden Abdullah Gül'ün adaylığı idi.

Hoş değişen birşey olmadı, Abdullah Gül aynı Abdullah Gül, Tsk aynı Tsk, endişeler aynı endişeler, değişen birşey olmadı ya da zaten hiçbir şey değişmemişti kim bilir! Neyse konumuz bu değil.

F tipi ve liberal basının üstünü örttüğü bir facia yaşadık dün, alalen sevr hatıraları ülkemizde yayınlandı, hem de ilköğretim öğrencilerine okutulmak üzere! Bu ülkenin çocuklarına, Cumhuriyet çocuklarına, bölünmüş Türkiye haritası benimsetilmeye çalışıldı.

Haliyle Akp'den ses yok. Nasıl olsun ki, ne demelerini bekliyorduk? ''Yahu ne yapsak mecbursunuz yutmaya vura kıra Cumhuriyetinizi bölüyoruz, gelsin desin birşey birileri kolaysa'' demesini mi bekliyorduk?

Nasıl olsa "Fetullahçı basın ve liberal basın üstünü örtecek, konu da kapanacak" mantığı var, meydan ise tamamen boş,

Bu arada dikkatinizi çekmek isterim ki yayınladıkları sevr haritasında bölündüğümüz renkler ile belirtiliyor, dalga geçer gibi hem de!

İnsanın aklına geliyor, 27 Nisan'da uyarı bildirisini yayınlayan TSK bu konu hakkında neden susmayı tercih ediyor?

Sevr haritasının ilköğretim öğrencilerine okutulması da en az 23 Nisan'daki o çocukları Cumhuriyet düşmanlığı ile doldurmaktan zararlı değilmi?

Ya da Cumhuriyetin değerlerini korumak sadece seçim zamanı yaklaşınca birilerinin elini güçlendirmek ile mi sınırlıdır?

Ya da yukarıda saydığım satılmış basının konunun üstüne gitmemesi, vatanseverlerin mücadelesine zarar mı verecek sanılıyor? Yani "nasıl olsa bunlar unutur'' mantığı, demek ki sadece Akp ile sınırlı değil.

Belki de oluşan bazı dogmaların zararını çekiyoruz, "nasıl olsa onlar en iyisini bilir" düşüncesi ve kendi acizliğimizi sorgulamadan, başka bireylere güvenerek örtme çabası tüm bunların sonucudur.

Umuyorum ki artık bazı gerçekler tüm insanlar tarafından benimsenir, oyunun büyüklüğünün farkına varılır.

Yoksa bırakın ilköğretim öğrencilerine Sevr'in benimsetilmesini, "esas kahraman Vahdettin" denilerek çocuklarınızın önüne konulsa, hala birilerinden medet ummaya devam edeceksiniz...

Cem Büyükçakır

www.haberinyeri.net

Hiç yorum yok: