2 Ocak 2008 Çarşamba

Elbirliği ile imaj operasyonu

GÖRÜŞ

HİLMİ TAŞKIN

ADD ŞUBE BAŞKANI

hilmi.taskin@mynet.com

Elbirliği ile imaj operasyonu

Ülkemizde yapılan kamuoyu anketlerinde ABD karşıtlığı oldukça yüksektir. Bunun nedeni ABD’nin ülkemize yönelik politikalarıdır.

Soğuk Savaş döneminde “yeşil kuşak” politikaları ABD patentlidir. Türkiye Kore’ye ABD için asker göndermiştir.

Ülkemizin siyasetinde, soğuk savaş dönemi boyunca hep etkili olmuş ve yönlendirmiştir. Ünlü Johnson Mektubu , ABD Başkanı Johnson tarafından kaleme alınmıştır. 12 Mart’ta ve 12 Eylül’de ABD etkisi vardır.

1974 Barış Hareketi sonrasında ülkemize ambargo uygulayan ABD’dir. Haşhaş ekim yasağı uygulamaya kalkan da ABD’dir.

24 Ocak kararlarının asıl mimarı da ABD’dir. 12 Eylül darbecileri için “our boys did it” diyen de ABD’li yetkililerdir.

İMF, Dünya Bankası ve Dünya Ticaret Örgütü aracılığı ile ekonomimizi denetim altında tutan da ABD’dir.

Tedavi amaçlı(!) ABD’ye giden Özal’ın veto edilmesini önleyen ve siyasi geleceğinin belirleyen de ABD’dir.

Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) için her türlü stratejiyi uygulayan da ABD’dir. PKK terör örgütünü bu amaçla kullanan da odur. “Ilımlı İslam” projesinin mimarı da odur.

Örgütün lideri Öcalan’ı Kenya’da paketleyerek bize teslim eden de ABD’dir. Çekiç Güç ile Irak’ın Kuzeyinde örgütü güçlendiren de yine ABD’dir.

Daha sayalım mı?

Kemal Derviş olayının her yönü ile planlayıcısı da ABD’dir. Hem gönderen güç, hem de 57.Hükümetin Derviş operasyonu ile dağıtılmasını sağlayan güç de ABD’dir.

3 Kasım seçimleri öncesi AKP lideri ile Beyaz Saray’da gelecek planları yapan da yine ABD’dir.

Karşılığında diyetler isteyen de ABD’dir. Teskere olayı bu diyete örnektir. 1 Mart Teskeresinin TBMM’de kabul edilmemesi üzerine kızgınlık gösteren de odur...

Gül-Powell Anlaşması da, Dubai Anlaşması da bu kızgınlığı gidermek için imzalatılmıştır.

Askerimizin başına çuval geçiren de ABD’dir.

PKK’ya lojistik destek sağlayan da... Barzani ve Talabani’ye destek ve cesaret veren de...

Kıbrıs konusunda, Ermeni sorunun da çıkarlarımıza ters siyaset izleyen de ABD’dir.

AKP’nin her türlü politikalarına destek veren de ABD’dir.

Tüm bu nedenlerden dolayı ülkemizde ABD karşıtlığı oldukça fazladır. Hatta ABD’li yetkililer bu konuda incelemelerde bulunmak için ülkemize gelmişler ve çeşitli temaslarda bulunmuşlardır.

Alman Marshall Fonunu 2007 de yaptığı bir araştırma da, ABD politikalarını onaylamayan Türklerin sayısı % 83’tür.

Yine 2007 yılında yapılan ve sonuçları 02/07/2007 de Radikal Gazetesinde yayınlanan araştırmada da benzer sonuçlar ortaya çıkmaktadır.

PEW Araştırma Merkezinin “Küresel eğilimler” araştırmasında; Türkiye’de ABD’ye olumlu bakanların oranı sadece % 9 dur. Bush yönetimini olumlu bulanların oranı ise sadece % 2 dir.

47 ülkede yapılan bu araştırmaya göre, ABD karşıtlığının en yüksek olduğu ülkenin Türkiye olduğu sonucuna varılmıştır.

5 Kasım'da gerçekleştirilen Bush-Erdoğan görüşmesi ile yeni bir sürece girilmişe benziyor.

Bush-Erdoğan görüşmesi sonrasında “anlık istihbarat paylaşımı” konusunda anlaşıldı. Başka konularda da anlaşıldığının işaretleri vardır.

Başbakan Erdoğan 5 Kasım görüşmeleri sonrasında Türk Silahlı Kuvvetleri'ne Irak’a “sınırlı hava operasyonu” yapması için görev verdi.

İstihbarat ABD’den, Hava Harekatı Türk Silahlı Kuvvetleri'nden...

Kamuoyuna söylenen bu.

PKK’ya her türlü lojistik desteği sağlayan ABD, şimdi örgütle ilgili “sıcak istihbarat” veriyor!

Ülkemizdeki medya da bu konuyu allaya pullaya işliyor. İktidar da...ABD Dışişleri Bakanı Condalizza Rice bir günlük Irak ziyareti yaparak, Irak’lı yetkilileri ve Bölgesel Yönetimi rahatlatmaya çalışıyor.

5 Kasım görüşmesinde bir şeylerin planlandığı her hali ortadadır. Başbakan her ne kadar yalanlasa da...

El birliği ile ülkemizde ABD imajının düzeltilmeye çalışılmasının nedeni acaba nedir? Yakında suyu çıkar.



www.haberinyeri.net


Hiç yorum yok: