GÖRÜŞ
HİLMİ TAŞKIN
ADD ŞUBE BAŞKANI
Süper zamanlama!
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM’den geçen türbanla ilgili anayasa değişikliğini onayladı. Hem de müthiş bir zamanlama ile!
Bir gün önce MGK toplandı. MGK’da TSK’nın kara harekatı için karar alındı. O gece kara harekatı başladı. Ertesi gün tüm kamuoyu ve medya askeri harekete odaklandı.
Cumhurbaşkanı da bu fırsatı kaçırmadı. Süper bir zamanlama yaptı.
Cuma günü akşama doğru anayasa değişiklikleri onaylandı ve cumartesi sabah da Resmi Gazete de yayınlandı.
Yani yasa yürürlüğe girdi.
Şimdi dikkatlice şu cümleye bakalım. “Düzenlemeler hukukun ilkelerine, cumhuriyetin temel niteliklerine...aykırı bulunmamıştır”!!!
Bu söz Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e aittir. Anayasa değişikliği ile ilgili onay gerekçesinde edilmiştir bu söz.
Şimdi bir cumhuriyetin temel niteliklerinin yer aldığı Anayasamızın ikinci maddesine bakalım.Bir de söylenen söze...
Arasındaki çelişki gayet açıktır.
Anayasamızın Cumhuriyetin nitelikleri başlıklı ikinci maddesinde, “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.” denilmektedir.
Türban düzenlemesi laiklik ilkesine aykırıdır.Çünkü siyasallaştırılan dinde, türban bir siyasal simgedir.
Başbakan’da İspanya konuşmasında “..velevki siyasal simge” sözleri ile bunu kabul etmiştir.
O halde Cumhurbaşkanı Gül’ün, “ düzenlemeler hukukun ilkelerine, cumhuriyetin temel niteliklerine aykırı bulunmamıştır” değerlendirmesi
doğru değildir.
Bal gibi bu düzenleme cumhuriyetin temel niteliklerine aykırıdır.
Anayasalar temel yasalardır. Anayasa maddeleri değil, o maddelere göre Yasama Organınca yapılmış olan yasalar ve yönetmelikler uygulanır.
Bu nedenle Anayasa değişikliğinin Çankaya’dan onay alması demek, düzenlemenin derhal uygulanacağı anlamına gelmez.
Hukuk devleti anlayışı bunu gerektirir.
Anayasa değişikliklerinin uygulanabilmesi için, TBMM’de yeni duruma uygun yasal düzenleme yapılması gerekiyor.
Yani YÖK Kanununun 17. Maddesinin yeniden düzenlenmesi gerekiyor.
Şimdi AKP ve MHP bu konuda adımlar atmaya çalışacaktır. Ancak MHP “çene altı” formülü üzerinde dururken, AKP 17. Maddenin yeni düzenlemesinde yüksek öğretimde giyilemeyecek olan giysilerin yer almasını istemektedir. Böylece “çene altı” bağlama şeklinden de vaz geçme eğilimi taşımaktadır.
Çünkü tabanı bu formüle karşıdır.
AKP ve MHP 17. madde üzerinde ne tür bir düzenleme yapılacağı konusunda çalışmalar yaparken, CHP ve DSP düzenlemenin iptali için Anayasa Mahkemesine gitme kararı almışlardır.
Temel dayanakları ise, düzenlemelerin Anayasanın ikinci maddesine aykırı olduğudur.
Cumhurbaşkanı Gül, düzenlemeyi “...cumhuriyetin niteliklerine uygun” bulmaktadır. CHP ile DSP ise düzenlemeyi cumhuriyetin niteliklerine uygun bulmamaktadır.
Bakalım Anayasa Mahkemesi kimi haklı çıkaracaktır?
Süper zamanlama ile gerçekleştirilen onay için umudumuz, yanlış hesabın yargıdan dönmesidir.
Aksi durum için İran örnektir.
İran’da Humeyni, üniversitelerde türbanı zorunlu kıldı. İki yıl içinde tüm ülke türbana büründü.
Kulağımıza küpe olsun!
Bir başka gelişme ise, YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özkan’ın açıklamasıdır. Rektörler mevcut değişikliğin üniversitelerde türbana izin veremeyeceğini söylerken, YÖK Başkanı “bu düzenleme yeterlidir” demektedir.
Yani türbanlıların üniversiteye alınmalarını istemektedir!
Ek 17. Madde üzerinde düzenleme yapmaya gerek yok demektedir.
Ordumuz Kuzey Irak’ta PKK ile çatışmaktadır. YÖK Başkanı’da gençlerimizin üniversitelerde çatışmasını istemektedir!
İran örneği bir kez daha kulağımıza küpe olsun...
www.haberinyeri.net

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder