2 Şubat 2008 Cumartesi

Sorunlar ve çözümler!

GÖRÜŞ

HİLMİ TAŞKIN

ADD ŞUBE BAŞKANI

hilmi.taskin@mynet.com

Sorunlar ve çözümler!

Ülkede nereye baksan sorun var. Genelde de sorun çok,yerelde de... Çözüm için atılan adımlar ise düşündürücüdür.

Son sorun türban!

Ve getirilen sorun çözüm mü? Yoksa yeni sorunların çıkmasına gerekçe mi? Bence yeni sorunlara gerekçedir.

Bu sorun önce yaratıldı. Özendirildi. Kapanan öğrenci sayısı artırıldı. Geniş bir seçmen tabanı oluşturdu.

O süreçte de çok söylendi, bu laik sistem ile uyuşmaz denildi. Ama dini siyasete alet etmek isteyen kadrolarca bu uyarılar dinlenmedi.

Fırsatını buldukça da ileri adımlar atmaya çalıştılar. O zaman karşılarına hukuk çıktı. Anayasa Mahkemesi kararları ile de, AİHM kararları ile de atılmaya çalışılan adımların hukuksuzluğu dile getirildi.

Dinleyen kim?

Hukuksal kararları dinlemeyenlerin kimler olduğu son süreçte bir kez daha ortaya çıktı. AKP ve MHP konuya hukuki değil de siyasi bakıyor.

“Ben bu oy pazarından ne kadar pay alabilirim?” diye düşünüyorlar.

Siyasi yarar konu olunca da hukuk hak getire!

İki partide olaya siyasi yarar açısından bakmaktadır. Bu nedenle bulunan çözüm çağdaş hukuk ile terstir.

“Ulemaya sorun” cinsinden bir sorgulama ile ancak “caizdir” yanıtı alınabilir. Hukuk bu çözüme(!) “hayır” diyecektir.

Çünkü yapılmak istenen düzenleme laik hukuka aykırıdır. Danıştayın üniversite sınavı iptal edilen türbanlı öğrenci için aldığı karar, AKP ve MHP için bir uyarı niteliğindedir.

AKP ve MHP’nin birlikte hazırladığı son düzenleme hukuk engeline takılırsa ne olacaktır?

Olacağı bellidir!

O zaman her iki partide, o yaratılan geniş seçmen tabanına, “ sorunu çözmek istedik ama, ana muhalefet partisi konuyu yargıya taşıdı ve yargı da bizi engelledi” diyerek yerel seçimlerde oy isteyecektir.

Yani hesap siyasidir!

Çözüm için anlaşanlar da düzenlemenin yargı engeline takılacağını bilmektedir. Siz bakmayınız kamuoyu önünde oynanan tiyatroya...

Ana amaç geniş türbancı seçmen tarlasından oy devşirmektir. Peki o tarlaya o tohumları kim attı?

Bu sorunun yanıtını yakın siyasi tarihimize baktığımızda görmek olanaklıdır.Laik sistem kendisini taa o zamanlardan başlayarak koruma kararlılığı içinde olmalıydı.

Bu yapılamadı.

Çünkü her zaman bu konuya siyasi yarar açısından bakıldı. “Acaba o tabandan ne kadar oy alabilirim?” düşüncesi ile hareket edildi.

Bunu en çok da merkez sağ partiler yaptı.Laik cumhuriyeti koruma konusunda, anayasamızın ikinci maddesine bağlılık konusunda merkez sağ her zaman yeterli özeni gösterememiştir!

Buna zaman zaman merkez soldan da katkılar olmuştur. Yapılan hataların toplamı bugün ortaya çıkmaktadır.

Geniş bir türbanlı seçmen..

Bir yandan başı türbanlılar, öte yandan kafasının içi türbanlılar...

Ve demokrasimiz!

Feodallığın, dinciliğin, özgür birey olamamanın kıskacında kalmış demokrasimiz!

Ve bu ortamda tarikat,ticaret ve siyaset üçgeni...

Ve demokrasi algımızda ki yanlışlıklar.

Ve özgürlük söylemlerindeki yanlışlıklar...

AKP ve MHP işbirliği laik cumhuriyet anlayışı ile çelişmektedir. Bu çözüm(!) ilerlemeden çok gerilemeye tekabül etmektedir!!!

Prof. Dr. Atille Yayla’nın kulakları çınlasın.



www.haberinyeri.net

Hiç yorum yok: