İSLAMCI iktidar AKP ile iktidarın arka bahçelisi Türk-İslamcı MHP'nin türbanı üniversiteye sokarak devletin temel ilkelerinden laikliğin ırzına geçme girişimi üzerine gözler askere çevrilince Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt da, askerin düşüncesini herkesin bildiğini söyleyerek malumun ilamına gerek olmadığını bildirdi. Bazı siyasilerce laikliğin ırzına geçilmeye kalkışılırken, askerin bu sözleri şu tümceyle özetlenebilir:
"Demokrasinin namusunu kurtardı!"
Ne var ki Meclis Anayasa Komisyonu'nun İslamcı Başkanı Burhan Kuzu , sonradan düzeltmeye kalkışsa da Büyükanıt'ın görüşlerinin kişisel olduğu yorumunu yaparak bazı kafalarda Türk Silahlı Kuvvetleri içinde farklı düşünceler, türban sempatizanları bulunduğu izlenimi yaratmaya çalıştı! Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın ve Danıştay Başkanlar Kurulu'nun türban konusundaki uyarılarını ciddiye almayan İslamcı ve Türk-İslamcı "cephe", sıcak gündem içinde demokrasinin namusunu kurtaran askeri de ciddiye almadığını gösterdi.
Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu , kamuoyuna görüşlerini iletme olanağı bulduğu ortamlarda türbanı serbest bırakacak bir düzenlemenin, yürürlükteki mevzuata göre Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilme olasılığının neredeyse "kesin" olduğunu anlatmaya çalışıyor. Tamamen duygusal ve demokrasi aşkı ile İslamcılara yanaşmış hukukçular bile aynı doğrultuda görüş bildiriyor. Ancak Türkiye'de birileri illa malumun ilamını istiyor: Meclis'te parmak hesabı ile parmaklanmak istenen devletin laiklik ilkesi demokrasinin yargı gücü ile korunacaktır; Türk Silahlı Kuvvetleri de demokrasinin namusunu korumaktadır. Bu aşamada bir malumun ilamı daha gerekiyor: Laikliğin ırzına geçilmeye teşebbüs edilmesi bile başlı başına bir suçtur ve cezasız kaldıkça tecavüzcülerin cesareti artmaktadır.
Şeriatçıların taktiği
ŞERİATÇI "savaş" taktikleri içinde hilenin ayrı bir yeri olduğunu söylüyor Mehmet Öztaş : "İslam şeriatı, dünyayı bir savaş alanı görür. Bu savaş İslam'a inananlar ile inanmayanlar arasındadır. Şeriat güçleninceye dek 'mümaşat' yolunu yani birlikte barış içinde yaşamayı kullanırlar. Güçlenince, iki yoldan birinin ölüm veya İslam'ın seçilmesini isterler. İran'da mollalar, Şah'a karşı yanlarına sol ve liberal kesimleri de almışlardı. Güçlendikleri an ittifak kurdukları kesimlerin kafalarını kestiler. Bugün ülkemizde karşımıza geçip demokrasi, düşünce özgürlüğü, inanç özgürlüğü diyerek yine hile yapıyorlar. Amaca ulaşmak için her yolu 'mubah' sayıyorlar. Biz de toplum olarak delinin suya baktığı gibi şeriatın gelişini seyrediyoruz!"
Kervan
Ahmet Çuhacı: "Önündeki eşek kör olursa kervanın gittiği yer çöl olur!"
Yağmur Ekim
MHP'nin yeni işlevi: AKP'ye muhalefet edene muhalefet!
Dedikleri
Can Tekeli: "Değiştik dediler, Türkiye'yi değiştiriyorlar; Avrupa dediler İran'a gidiyorlar!"
Süpürme
M. Alpaslan Yener: "Kapı önündeki çirkefi içeri süpürerek temizlemek helada geçerlidir, toplumsal sorunlarda değil."
Raylar
Nami Tepe: "Tren kazaları ne ki, Türkiye raydan çıkmak üzere!"
Öneri
Ferit Giray: "Soros'tan beslenenlere isim öneriyorum: Sorospu çocukları!"
Çene altı
Türbanda çene altı kriterlerinin uygulanması için İran'dakine benzer özel bir teşkilat kurulmalıdır!
- Türk askerini şehit saymayan müftü ödüllendirilmiş...
"Suudi Arabistan'da mı!"
Deniz Som
Cumhuriyet
www.haberinyeri.net
2 Şubat 2008 Cumartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder