23 Mart 2008 Pazar

İktidarın asılsız 'çete' iddiaları

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan çetelerle mücadeleyi İtalya'daki yolsuzluklara karşı başlatılan "Temiz Eller" operasyonuna benzetirken AKP döneminde çetelerle savaşım hep sözde kaldı. Zanlıları arasında askerlerin de bulunduğu ve "vatansever çeteler" olarak nitelendirilen yapılar, hep hükümete karşı darbe ile suçlandı, ancak bu davaların hiçbirinde tutuklu kalmadı.

9 Kasım 2005 tarihinde Şemdinli'deki Umut Kitabevi'ni bombalayanların PKK itirafçısı Veysel Ateş , astsubaylar Özcan İldeniz ve Ali Kaya olduğu belirtildi. Van Savcısı Ferhat Sarıkaya 'nın düzenlediği iddianame, tartışmaları daha da alevlendirdi. İddianamede, dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Büyükanıt başta olmak üzere bölgedeki çok sayıda üst düzey komutana yönelik suçlama yer aldı.

Genelkurmay Başkanlığı'nın suç duyurusu üzerine yapılan soruşturma sonucunda, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Sarıkaya'yı iddianamede bulunmaması gereken unsurlara yer verdiği gerekçesiyle meslekten ihraç etti. İtirafçı Ateş ve astsubaylar, yapılan yargılama sonucunda tahliye edildiler.

Sarı zarflı çeteleşme

18 Mayıs 2006 tarihinde Ankara Emniyeti'ne Merzifon'daki bir internet kafeden "Vatansever" rumuzuyla gönderilen mesaj üzerine Atabeyler operasyonu başlatıldı. Mesajda, Erdoğan ve Cüneyd Zapsu 'ya silahlı eylem düzenleneceği iddia edildi. Operasyon kapsamında, aralarında yüzbaşı, üsteğmen ve astsubayların da bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı.

Soruşturmanın başladığı gün, Genelkurmay'ın önüne çağrılan muhabirlere, Erdoğan'ın eviyle BİM mağazalarının adreslerinin bulunduğu krokilerin de aralarında yer aldığı bazı belgeler verilmesi "askere karşı komplo" iddialarını gündeme getirdi.

Atabeyler çetesi üyeleri, "hükümetin görevini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye (darbe) teşebbüs suçunu işlemek için anlaşma ve izinsiz patlayıcı bulundurmakla" suçlandılar. Başbakan Erdoğan'ın "ihanet çetesi" olarak nitelendirdiği sanıkların tamamı daha sonra serbest bırakıldı.

Danıştay'a yönelik saldırının tetikçisi Alparslan Arslan 'ın üzerinde Vatansever Kuvvetler Güçbirliği Hareketi Derneği Genel Başkanı'nın kartvizitinin çıkması üzerine gözler derneğe çevrildi.

İçişleri Bakanlığı'nın isteğiyle düzenlenen Girdap operasyonu sonucu, derneğin genel başkanı Taner Ünal da dahil 12 kişi tutuklanırken sanıklar daha sonra hükümete karşı darbe suçlamasından tahliye edildiler. 2006 yılında, aralarında eski Emniyet Genel Müdür Vekili Ertuğrul Çakır , Özel Kuvvetler Muharebe Arama Kurtarma Timi Komutanı Yüzbaşı Nuri Bozkır 'ın da bulunduğu 11 kişi tutuklandı. "Çete" üyeleri, devletin gizli bilgi ve belgelerini ellerinde bulundurmak, silahlı örgüt kurmak ve yönetmekle suçlandılar. Haklarında 18.5 yıla kadar hapis cezası istenen sanıkların tamamı tahliye edildi. 2005 yılında Van Başsavcılığı'na gelen ve Prof. Dr. Yücel Aşkın 'ın rektörlüğünü yaptığı Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nin alımlarında yolsuzluk yapıldığı iddiasına ilişkin ihbarı savcı Ferhat Sarıkaya, çıkar amaçlı suç örgütü kurulduğu suçlamasıyla işleme koydu. Soruşturma kapsamında Aşkın ve üniversitenin genel sekreter yardımcısı Enver Arpalı tutuklandı. Enver Arpalı, "Ben bu lekeyle yaşayamam" diyerek 13 Kasım 2005'te cezaevinde intihar etti. Aynı koğuşta kalan ve kalp spazmı geçiren Rektör Yücel Aşkın yoğun bakıma kaldırılıp kalbine üç stent takıldı. 3 bin yıla kadar hapsi istenen Aşkın, tarihi eser kaçakçılığı suçundan beraat etti.

Cumhuriyet

www.haberinyeri.net

Hiç yorum yok: