RTE önüne uzatılan her mikrofona konuştuğu için, söylediklerini izlemek biraz zor oluyor; ettiği lafların doğrulamasını yapmak da zaman alıyor.
Prof. Dr. Aydın Aybay , RTE'nin havada uçuşan laflarından birini son anda yakalamış:
"Bay Başbakan, daha önceleri de söylediği gibi, bir kez daha her ilde açmaya kararlı oldukları üniversitelerde, YÖK Yasası'ndaki deyimle 'öğretim elemanı' ihtiyacını karşılama işinin YÖK'ün görevi olduğunu belirtip, 'Biz üniversiteyi kurarız, eleman ihtiyacını onlar karşılar; yapamıyorlarsa biz onu da yaparız' gibisinden lafları tekrarlamış.
' Hasan 'la Hüseyin , Muaviye 'nin üç kızı' türünden bu anlatımda neyi düzeltelim?
Biri kere; her ilde üniversite açmaya kalkışmak büyük bir aymazlıktır. Türkiye'nin yetiştirdiği büyük bilim insanı merhum Prof. Cahit Arf 'ın dediği gibi, bu açtıklarınız üniversite adı taşıyan ortaokullardır.
İkincisi; üniversiteye öğretim üyesi yetiştirme süreci, 'sucuk imalatı' değildir. Amerika'nın adı sanı duyulmamış bir üniversitesinden kapılıp gelinmiş ne idüğü belirsiz bir doktor veya mastır unvanını 'hamil' kişiyi, akademisyen diye, yekten öğrenci karşısına ya da araştırma laboratuvarının başına geçiremezsiniz. Bunu yaparsanız, daha o anda, kurduğunuz şey üniversite olmaktan çıkar.
Üçüncü husus; üniversitede 'yetişme' çabası, dağ başında açılmış bir binada ya da 5 bin nüfuslu bir kasabadaki sözde kampusta 'bilimsel çabalama' değildir. Bu bir 'ortam' işidir; onun için YÖK öncesi mevzuatta, yeni kurulması tasarlanan üniversitelerde görev yapacak elemanlar, doktora ve doçentlik çalışmalarını, aylıklarını kurulacak üniversiteden alarak, büyük ve köklü üniversitelerde yaparlardı.
Dört; Bay Başbakan, basına yansıdığına göre 'yapamıyorlarsa, bıraksınlar biz yapalım' demiş! Bir kere şunu belirtelim; kadro ve para vermezseniz Oxford ya da Harvard üniversiteleri bile, bilim insanı yetiştiremez. İkincisi, Bay Başbakan'ın 'biz' dediği acaba kim? Herhalde kişisel olarak kendisini kastetmiyor.
Bu konuda gerçekten bildiği bir kadro varsa, yapacağı şey, parlamentodaki takımına bir haber salıp, hemen şipşak bir yasa çıkarmaktır. Böylece iktidarın şu 'netameli' YÖK sistemine tutsaklığı da sona erer."
TSK'yi şikâyet edenlerin methiyesi
EMEKLİ general Naci Beştepe , Türk Hava Kuvvetleri'nce Irak'ın kuzeyine düzenlenen hava operasyonlarını değerlendiriyor:
"Türk pilotları günümüz dünyasının en eğitimli, becerili ve en önemlisi en kahraman pilotlarıdır. Bunu her ortamda kanıtlarlar. Karşı tarafta yerden veya havadan hava savunması yapılmamış olması harekâtın başarısına gölge düşürmez. TSK kendisine verilen yetki bu kadar gecikmiş, zamanca en zor döneme girilmiş olmasına karşın üzerine düşeni fazlasıyla yapmıştır. Bu yetki daha uygun zamanda ve karadan harekâtı da kapsayacak şekilde verilmiş olsa idi başarı, şüphesiz şimdikinin birkaç kat fazlası ve kötü niyetli söylentilere meydan vermeyecek şekilde kanıtlanmış olurdu. Yetkiyi ağababalarının izni ölçüsünde verenler ise; çuval olayında sessiz kalıp bıyık altından gülenler, nota vermeyi müzik notası ile karıştıranlar, TSK'yi AB ve ABD'ye şikayet edenler kendileri değilmiş gibi her kademedeki komutan ve subaylara tebrik üstüne tebrik yağdırdılar. Bayram kutlamasında TSK'yi omuzlarından indiremediler. Neden acaba? TSK mı değişti, AKP ile aynı kulvara mı girdi? Kesinlikle hayır. Öyleyse bu methiyelerin tek amacı vardı; verilen yetkinin zaman ve sınırlamaları açısından yanlışlığının gündeme getirilmemesi, AKP'nin terörle mücadele ediyormuş gibi görünmesine zarar verilmemesi. İşte bütün mesele buydu bence."
Cariye
Işık İşgüden: "İslamda bugün cariye olmadığını söyleyen 'ulema'; hür kadını cariyeden ayıran tesettürün de kıymet-i harbiyesi kalmadığını niye söylemez!"
Yağmur Ekim
İngiliz anne ile oğul cephede buluşacakmış.
İngilizler başka nerede buluşur!
Katsayı
Şevket Çorbacıoğlu: "Bir daha evlense, eşinin kesin türbanlı olacağını söyleyen şarkıcı vekilin yağdanlık katsayısı yükselmiş olmalı!"
Sandık
Avni Kurtuldu: "Çok güvendiğiniz sandıkları gün gelir elma-portakal sandığı olarak kullanmak zorunda kalabilirsiniz!"
Şeylik
Necati Yıldırım: "Yeni anayasa, eski Meclis Başkanı Bülent Arınç'a emanet. Çok iyi, 'şeyini şey etsin' nihayet!"
- İmamlı terör planı hazırlanıyormuş...
"İmambayıldı!"
Deniz Som
Cumhuriyet
www.haberinyeri.net
26 Aralık 2007 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder