GÖRÜŞ
HİLMİ TAŞKIN
ADD ŞUBE BAŞKANI
Ayaklar ve başlar
“Ayakların başları yönettiği yerde kıyamet kopar” sözleri Başbakan Erdoğan’a aittir. Başbakan’ın ‘ayaklar’ diye tanımladığı emekçiler, ‘başlar’ olarak tanımladığı ise iktidardır.
Başların başı da kendisidir.
Baş yönetendir. Çünkü beyin baştadır. Ancak her başta var olan beyin farklı farklıdır. Kimi beyin vardır ki gerçekten de ‘ayaklar’ı iyi yönetir!
‘Ayaklar’ böyle ‘başlar’ olduğu zaman sıkıntı yaratmazlar. Çünkü baş, sorunları çözmede doğru ve akılcı üretimler yapar.
Ülkemizde ‘başlar’ ne yazık ki yıllardır ‘ayaklar’ı mutlu edecek çözümler üretemiyor. O nedenle ‘ayaklar’ sık sık tepkilerini dile getiriyorlar.
Hemde ‘ayaklar’, ayaklarını kullanarak meydanları dolduruyorlar! Başlarını kullanarak çözümler üretiyorlar.
‘Başlar’ ise ‘ayaklar’ın meydanlarda dile getirdiği çözümleri duymak bile istemiyor. "Ben başım, ne dersem o olur” diyorlar.
Ancak yaşadığımız sürece göz attığımız da ise 'başlar'ın ürettiği çözümlerin(!) ‘ayaklar’ı memnun etmeğini görüyoruz.
O halde ‘başlar’ doğru çözümler üretemiyor...
‘Ayaklar’ın sesleri de bunun göstergesidir.
‘Ayaklar’ ne diyor? “Ey baş beni bu şekilde istediğin yöne doğru yürütemezsin, senin düşündüklerin benim işime gelmiyor”
‘Başlar’ gücünü kimden alır. Elbette ki ‘ayaklar’dan!
‘Ayaklar’ olmaz ise ‘başlar’ olduğu yerde duramazlar. O halde güç ‘başlar’da mı? yoksa “ayaklar’da mıdır?
Hangisi asil?
Hangisi vekil?
Yetkiyi kim verir?
Demokratik düzende kimin ne zaman ‘ayaklar’ safında yer alacağı, kimin ne zaman ‘başlar’ safında yer alacağı da belli olmaz.
Yani roller değişebilir.
O halde ‘başlar’ bulundukları görevin gücü ile, “güç bende” demek yerine, ‘ayaklar’ın taleplerine de dikkat etmelidir.
Yani ‘başlar’ ile ‘ayaklar’ arasında uyum ve işbirliği olmalıdır.
‘Ayaklar’ı karşısına almış ‘başlar’ın rahat edemeğine dair öyküler oldukça fazladır. Dünya siyasi tarihi bu öyküler ile doludur!
Toplumsal huzur ‘başlar’ın, “dediğim dedik, çaldığım düdük” tavrı ile sağlanamaz. Hele de ‘ayaklar’ çalınan düdüklerden rahatsızlık duyduğu sürece sıkıntı büyür.
‘Başlar’, “ babalar gibi satarım” anlayışı ile ‘ayakların’ ekmek teknelerini haraç mezat satarsa, ‘ayakların’ ekmeklerinin ellerinde gitmesine sesiz kalmaları beklenebilir mi?
Ya ‘başlar’, SSGSS Yasası için gözü kara adımlar atarsa?
Ve diğer kabul edilemez adımları, yeni liberal modelin gereği diye gerçekleştirmeye kalkarsa???
Eğitimi,sağlığı,sosyal güvenliği kamu hizmeti olmaktan çıkarıyorsa!
Yandaşlarının ekmeğini büyütmek için Katar, Katar dolaşıyorsa, bankalara müracatta bulunuyorsa!
‘Başların’ , oğulları, damatları, kızları, yandaşları ekmeğini sürekli büyütürken, ‘ayakların’ ekmeği sürekli olarak küçülüyorsa!
Elbette ki ‘ayaklar’dan ses gelecektir.
Kimi Tandoğan’ı dolduracaktır, kimi Sıhhıye’yi, kimi Çağlayan’ı, kimi Gündoğan’ı....
Ve elbette ki kimi de Taksim’i!!!
‘Başlar’, ‘ayaklar’ı tehdit etmek yerine, onların taleplerine de kulak kabartsa daha iyi olur.
Oğulları kadar,
Damatları kadar,
Yandaşları kadar...
www.haberinyeri.net

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder